24 02 2015

İYİ ANNE BABA OLMAK

İYİ ANNE BABA OLMAK |  görsel 1

İYİ ANNE BABA OLMAK Ebeveyn olduğumuzda genellikle olumsuz duyguların çocuklara yaşatılmaması gerektiğine inanıyoruz, korkmasınlar, acı çekmesinler,incinmesinler,hata yapmasınlar, bizim çektiklerimizi çekmesinler istiyoruz.Sanki yaşamımızdaki tüm olumsuzlukların bizi aslında ne kadar güçlendirdiğini unutmuş gibi davranıyoruz.Ama Doğa unutmuyor! Nasıl bir ebeveyn olursanız olun, ne kadar donanımlı olursanız olun, çocuklarınızı hayatın onun payına düşürdüğü acılardan koruyamıyorsunuz.Öyle zamanlarda tek yapmanız gereken çocuğunuz için gereken zamanda, gerekeni yapabildiğiniz kadar yaptığınıza inanmak! Sizler onlar için seçilmiş en doğru insanlarsınız! (Buna inanmıyorsanız belki başınızı, tepenizde uçsuz bucaksız uzanıp giden gökyüzüne daha çok kaldırmanız gerekiyordur:)) Evet, belki yanlış yaptığınızı düşündüğünüz şeyler oldu; istediğiniz kadar çok zaman geçiremediniz çocuğunuzla,yapılacak işler vardı hep, hayatın zorlukları …bu yüzden ya çok verdiniz birşeyleri eksikleri kapatmak için ya da az… yetişemediğiniz için.Kitaplarda okuyup, inanıp hayata geçiremediğiniz formüller oldu, dinleyip unuttuklarınız; tüm bunlar geceleri yatağa uzandığınızda beyninizi tırmaladı, kendinize sözler verdiniz, sabah olunca yapamadığınız, belki sesiniz yine yükseldi dayanamayıp, belki kızgındınız, belki yorgun.Yaptığınız ya da yapamadığınız herşey için kimbilir kaç kere içinizden kendinizi suçladınız.Belki de o sizi suçluyor şu anda birşeyler için habire, “beni sevmiyorsun!” diyor, ya da “anlamıyorsun!”.Bir yanınız savunuyor kendini, “çocuktur, geçer” diyor başkalarına anlatırken ama bir yanınız el ayak çekilince ortadan, ince, küçük bir sesle fısıldıyor içinizden “Yine yanlış yaptım, kötü bir çocuğum ben !” Hayır, yanlış yapmadınız, “o kadar biliyordunuz, o kadar yaptınız”! Herşeyi doğru yapsanız bile “hayatta herşey insanlar içindir” ve siz bunların nedeni değilsiniz, çünkü bizler çocuklarımızın bu dünyada olması için aracılık edenleriz, onları biz yaratmadık! Bir ebeveyn olarak kendinize soracağınız en önemli soru şu belki; “Sevdim mi onu canımdan çok, her zaman gösteremedim, hep doğru şeyleri yapamadım belki ama onu canımdan çok sevdim mi?”Yanıtınız “evet” ise korkacak ne vardır artık?Suçluluk duygusu çocuğunuzla sağlıklı bir ilişki kurmanızı engelleyen bir kısır döngüdür,sizi hep içsel çocuğunuza götüren, çocukluğunuza ait bir duygudur. Çocuğunuza ulaşmanızı engelleyen bir duygudur.Bu duyguyu tanıyın, farkedin ve hatırlayın, suçluluk korkunun ve öfkenin karışımıdır, çocukluğunuza ait bir karabasandır.Öyle bir karabasandırki o, ebeveynlerinizin çatık kaşlarının ardında yatan duygunun korku olduğunu görmenizi engeller! Onu izleyin, iyi tanıyın ama onu kendiniz sanmayın, bırakın o parçanızı , bırakın ki aksın gitsin, yüreğinizden…Yüreğiniz sevginin asıl mekanıdır, orada yalnızca sevgi hüküm sürsün! Çocuklarınızla ilgili birşeyler sizi çok korkuttuğunda içinizdeki o çocuk parçanıza dönün ve şöyle deyin; “Ben büyüdüm artık, öcüler, karabasanlar yok, sen güvendesin, kimse seni incitemez, üzemez, şimdi bende bana acı verebilecek, beni korkutabilecek herkes ve herşey kadar güçlüyüm! Lütfen artık sus ve hayatımı benim yönetmeme izin ver.”Sonra…?Sonra hayatınızı yönetin, sorumluluklarınızı üstlenin, kendinizi, hayatı, toplumu diğer insanları suçlamayı bırakın, özgürleşin, yalnızlık mı… korkmayın, yalnızlık yüreğinizde sevginin yokluğudur, başka bir şey değil! Yalnızlığa yanıtınız daha çok sevmek olsun.Yüreğiniz ve yüzünüz sevgiyle, mutlulukla ışıldayana kadar, bugün değilse yarın, yarın değilse, ertesi gün ama birgün mutlaka, yeter ki merak, yeter ki cesaretiniz olsun.Yeterli miktarda cesaret ve merak yaratıcılıkla sonuçlanır, demiştim duyguları anlatırken, işte sonuçlandı, bunları okudunuz,yüreğinize sağlık! Sevgiyle kalın… Mayıs 2011-05-24 İzmir Psikolog Gülgün Sharafat

368
0
0
Yorum Yaz