24 02 2015

İYİ ANNE BABA OLMAK

İYİ ANNE BABA OLMAK |  görsel 1

İYİ ANNE BABA OLMAK Ebeveyn olduğumuzda genellikle olumsuz duyguların çocuklara yaşatılmaması gerektiğine inanıyoruz, korkmasınlar, acı çekmesinler,incinmesinler,hata yapmasınlar, bizim çektiklerimizi çekmesinler istiyoruz.Sanki yaşamımızdaki tüm olumsuzlukların bizi aslında ne kadar güçlendirdiğini unutmuş gibi davranıyoruz.Ama Doğa unutmuyor! Nasıl bir ebeveyn olursanız olun, ne kadar donanımlı olursanız olun, çocuklarınızı hayatın onun payına düşürdüğü acılardan koruyamıyorsunuz.Öyle zamanlarda tek yapmanız gereken çocuğunuz için gereken zamanda, gerekeni yapabildiğiniz kadar yaptığınıza inanmak! Sizler onlar için seçilmiş en doğru insanlarsınız! (Buna inanmıyorsanız belki başınızı, tepenizde uçsuz bucaksız uzanıp giden gökyüzüne daha çok kaldırmanız gerekiyordur:)) Evet, belki yanlış yaptığınızı düşündüğünüz şeyler oldu; istediğiniz kadar çok zaman geçiremediniz çocuğunuzla,yapılacak işler vardı hep, hayatın zorlukları …bu yüzden ya çok verdiniz birşeyleri eksikleri kapatmak için ya da az… yetişemediğiniz için.Kitaplarda okuyup, inanıp hayata geçiremediğiniz formüller oldu, dinleyip unuttuklarınız; tüm bunlar geceleri yatağa uzandığınızda beyninizi tırmaladı, kendinize sözler verdiniz, sabah olunca yapamadığınız, belki sesiniz yine yükseldi dayanamayıp, belki kızgındınız, belki yorgun.Yaptığınız ya da yapamadığınız herşey için kimbilir kaç kere içinizden kendinizi suçladınız.Belki de o sizi suçluyor şu anda birşeyler için habire, “beni sevmiyorsun!” diyor, ya da “anlamıyorsun!”.Bir yanınız savunuyor kendini, “çocuktur, geçer” diyor başkalarına anlatırken ama bir yanınız el ayak çekilince ortadan, ince, küçük bir sesle fısıldıyor içinizden “Yine yanlış yaptım, kötü bir çocuğum ben !” Hayır, yanlış yapmadınız, “o kadar biliyordunuz, o kadar yaptınız”! Herşeyi doğru yapsanız bile “hayatta herşey insanlar içindir” ve siz bunların nedeni değilsiniz, çünkü bizler çocuklarımızın bu dünyada olması için aracılık edenleriz, onları biz yaratmadık! Bir ebeveyn olarak kendi... Devamı

24 02 2015

ANNE BABA OLMAYA SPİRİTÜEL BİR BAKIŞ

ANNE BABA OLMAYA SPİRİTÜEL BİR BAKIŞ |  görsel 1

ANNE BABA OLMAYA SPİRİTÜEL BİR BAKIŞ                                                                                                                  KOÇ'A BOYNUZU AĞIR GELİR Mİ?                                         “Ben bana ait olan herşeyden ve onların bende yarattığı sorunlardan daha büyüğüm.”   Yıllar önce bir gün, Psikolog olarak çalıştığım merkeze gönüllü bir yardım kuruluşu aracılığı ile bir anne gelmişti. 12 yaşındaki kızının geceleri hala altını ıslattığından şikâyet eden bu anne ilkokul mezunuydu, yoksul bir aileydiler ve kuşkusuz, kızı dışında başka çocukları da vardı. Görüşme sırasında kızının başından beri hiç tuvalet eğitimi alamadığını öğrendim, “ne yaptıysam olmadı, her gece sırılsıklam, bazen bir gece içinde 2, 3 kere oluyor, artık büyüdü, kokuyor da her yer” diye yakınıyordu.40’lı yaşlarını süren bu kadıncağızın neler çektiğini yıpranmış, yorgun yüzüne bakınca hayal etmekte hiç zorlanmadım. Görüşmemizin başında, ilk sorduğum, çocuğun tuvalet eğitimi almasına engel fiziksel bir sorunu olup olmadığı oldu. Anne, yıllar önce doktora gittiklerini ama fiziksel hiçbir sorunun bulunamadığını söyledi. Hatta “daha öncede Psikiyatr ve Psikolog’a gittik, geçmedi bir türlü” dedi. Anne ve çocuk arasın... Devamı

24 02 2015

BEYİN İKİYE AYRILIR YA KALP?

BEYİN İKİYE AYRILIR YA KALP? |  görsel 1

BEYİN İKİYE AYRILIR , YA KALP? "Sağ ve sol beyin yarımküreleri arasındaki bağlantıyı sağlayan köprü "Corpus Collasum" olmadan doğan 20 yaşındaki Tony Grobmeir'nin  öyküsünü sizlerle (videosundan çevirdiğim serbest bir özet ile) paylaşmak istiyorum.  "Bu köprü olmadığında sağ ve sol beyin yarımküresi haberleşemiyor.Video Klinik Psikolog Dr.Lynn PaulTony'nin beyin işlevlerini ve bunların insan yaşamına etkisini araştırmasını aktarıyor.Filmin başında Dr.Lynn, Tony (20 yaşında) ile sohbet ediyor, "yaşadığın zorluklar var mı ?" diye sorduğunda Tony matematikte ve sosyal ilişkilerde zorlandığını söylüyor.Videonun devamında Corpus Collasum'un işlevlerini ve her iki beyin yarımküresini nasıl bir ağsı köprü gibi birbirine bağladığını anlatan Psikolog Lynn kendisinin de geçmişte "garip" bulunup, arkadaşları tarafından dışlanan bir çocuk olduğunu bu nedenle beyin ve onun işlevleri ile çalıştığını anlatıyor ve eğer bir çocuğa yardımcı olup onun aynı deneyimleri yaşamasını engelleyebilirse mutlu olacağını ifade ediyor. Bağlantısı kopuk beyinlerin işlevlerini açıklayan bilimsel geçmişte bilinen ilk isim Amerika'da ki Ünlü Caltech üniversitesinden Dr. Roger Perry. O dönemlerde Epilepsiyi tedavi etmek için yapılan ameliyatlarda iki beyni birbirine bağlayan köprü (Corpus Collasum ) kesiliyor. Bu hastalar dışardan bakıldığında oldukça normal görünselerde yapılan testler beyin işlevlerinin bozulduğunu gösteriyor. Her iki yarımkürenin birbirinden bağımsız işlevleri olduğu böyle keşfediliyor. Örneğin böyle bir ameliyat geçirmiş hastanın gözleri bağlanarak sol eline bir ataç verdiğimizi varsayalım, beyin bedeni çapraz yönettiği için bu bilgiyi alan beyin yarımkü... Devamı

23 02 2015

MERİDYEN TERAPİSİ VE OLUMLAMALAR

MERİDYEN TERAPİSİ VE OLUMLAMALAR |  görsel 1

MERİDYEN TERAPİSİ NEDİR ? Doğu Tıbbında M.Ö 3000 yılından beri bedenimizde akan bir Yaşam Enerjisinin varlığı bilinmektedir. Bu yaşam enerjisi Çincede “Chi”, Sanskritçede “Prana”, Japoncada “Ki”, Sufizmde “Baraka” adını alır.Havada, toprakta ve suda bulunan bu enerji insan bedeninde de Meridyenler olarak bilinen kanallar aracılığı ile akar.Bir insan bedeninde toplam 14 tane Meridyen vardır.Bedendeki her sistem, her organ bu meridyenler aracılığı ile enerji alır ve enerji verir.Enerji yoksa yaşamda yoktur.Bu kanallar aracılığı ile bedende akan enerji, akış biçimi(yönü), dengesi ve uyumu ile insanın fiziksel ve zihinsel sağlık durumunu belirler. Bu enerjilerin bedende, sağlıklı ve dengeli akışını sağlamak için yüzyıllardır akupunktur noktaları kullanılmaktadır.Bu noktalar iğnelerle uyarılarak harekete geçirilebildiği gibi parmak uçları ile vurularak veya hafifçe sıkılarak da enerji akışı sağlanır. Çünkü, bedende akan her enerji ; - Hareket edip, akışını devam ettirmelidir. Yalnızca hareket ederek ve akarak canlılığı devam ettirebilir.(Dış etkenler, stres ya da bazı toksinler bu akışı sekteye uğratır.) - Her Enerji, belli biçim ve kalıplarda akarak sağlığı oluşturur.Bu biçimlerin dışında akması sağlığı etkiler, işlevselliğini bozar. - 1940 yılında Amerika’ da Yale Üniversitesi Tıp Fakültesinde, araştırmacı Prof.Harold Saxton Burr ,tüm yaşayan organizmaların yukarıdan aşağı ve soldan sağa elektriksel bir kutuplaşmaya sahip olduğunu keşfetti.Buna göre tıpkı Dünya gibi ya da bir pil gibi insan bedenin de eksi ve artı kutupları vardır.Bu kutuplar elektromanyetik bir alan yaratarak (tıpkı bir Mıknatısın toplu iğneleri kendine çekip aynı hizada bir dengede tutması gibi ) zihinsel ,fiziksel ve duygusal denge durumunu korurlar.Enerji Kinesyolojisine göre bu kutupların... Devamı

23 02 2015

KARANLIK,IŞIK VE AYDINLIK

KARANLIK,IŞIK VE AYDINLIK |  görsel 1

İKİLİK(KARANLIK) - BİRLİK (IŞIK) VE AYDINLANMA Hem iyi hemde kötü teklikten ayrışıp ayrıldıklarında oluşurlar ki teklik (birlik) ne iyi ne kötüdür sadece ilahi olandır.Yalnızca bu ayrılık, bu ikilik ile biliş ve bilgiye ulaşılır.Bu yüzden bilinen dünya iyilik ve kötülükten oluşur.Eğer bu böyle olmasaydı, bilinemezdi ve asla varolamazdı. Yaradılış herzaman bütünün yarısı anlamına gelir...birlikten ayrılmış olan yarım, onun diğer yarısı arkada kalmış tezahür ettirilmemiş olduğundan o ancak kıyaslanarak ikilikte tanınabilir.Bu nedenledir ki Tanrıyı - yaradanı - yaradılmışın dünyasında bulup asla tanıyamazsınız, çünkü en basit haliyle ifade edecek olursak Tanrı'nın onunla kıyaslanabilecek onu tamamlayan bir yarısı yoktur.Onu kıyaslamanın kesinlikle bir olasılığı yoktur, bu yüzden onu tanıma olasılığı da yoktur.- Yalnızca Tanrı, "O" olabilirsiniz! O "bir"dir. Bedeniniz ayrılığın sonucudur; gerçek kendinizin görünen yarısıdır.Diğer yarısı tezahür etmemiş olarak kalmıştır, varlığınızın bilinçdışı ( farkındalığınızın dışında ) bir parçası olarak.Birbirine eşlik eden bu iki parçayı birleştirdiğinizde ilahi birliğe geri dönersiniz! Bu birliği fiziksel olarak deneyimlemek imkansızdır, çünkü bu görünmez bilinçdışını görünür ve fiziksel yapmayı, iki yarımı birleştirmeyi gerektirir.Oysa bir bilinç iki farklı bedende varolamaz. Birliği böyle deneyimlemek ölüm anlamına gelir. Bedenin görünebilir, bilinebilir olmak için kendisini onu tamamlayan parçasından ayırmış olmasının salt gerçekliği böylesi bir birleşmenin ölümle sonuçlanacağının göstergesidir. Yine de herşeye rağmen bedenin içinde sizi tamamlayan yarımınızla bu ilahi birleşmeyi deneyimleyebilirsiniz : B... Devamı

23 02 2015

AVUCUNUZUN İÇİNDEKİ DÜNYA

AVUCUNUZUN İÇİNDEKİ DÜNYA |  görsel 1

LİDER EBEVEYN OLMAK Lider ebeveyn güvenilir, değerleri olan, davranışları ve söyledikleri arasında paralellik bulunan, doğru model olabilen, bir genci geleceğe taşımak için rehberlik yapabilen, iletişimin gücünü bilen anne babadır. Lider ebeveyni harekete geçiren çocuğu için geleceği düşündüğünde zihnine üşüşen korkular değil, çocuğunu geleceğe taşımak için kendi inançları ile yarattığı olumlu vizyondur. Eğer bir ebeveyni hayata ilişkin olumsuz inançları ve korkuları yönetiyorsa o ebeveyn çocuğunu arkasından ittirir, çocuğu ile güç savaşına girer ama önden gidip onu geleceğe taşıyacak rehberliği yapamaz. Her ailede lider özellikleri taşıyan ve yaşam vizyonunu çocuğa yansıtabilen rol modelleri vardır ama eğer çocuğun ebeveynleri bu özellikleri taşımıyorsa, ergen bu vizyonu kendisi yaratma çabası içine girer, aileye veya arkadaşlarına karşı o lider olma savaşı verir. Kendisinde eksik olanı tamamlama ihtiyacı içindedir ama ergenlik dönemi henüz bir gencin yaşantısını bir yetişkin gibi etkin yönetebildiği bir dönem olmadığı için ilişkilerde çok bocalar, kendine uzun dönemde zarar verecek seçimler yapabilir. Bu yüzden ergenlik döneminde ebeveynlerin koruyucu kollayıcı tutumlar yerine gence liderlik yapabilecek becerilere ve tutumlara sahip olması önemlidir. MOTİVASYON YARATMAK  Bir genci onun için hayal edilen geleceğe taşımak için onu harekete geçirecek bir motivasyon yaratmak her ebeveyn için önemlidir. Lider Ebeveyn tutumları özellikle bu aşamada gereklidir. Geleneksel bir aile ortamında ebeveynler bu motivasyonu yaratmak için gence akıl verir, nasihat eder, gelecekle ilgili başarısızlık endişelerini gence sık sık hatırlatır,genci başkaları ile kıyaslar... Devamı

23 02 2015

MART AYINDA SİLVA METODU EĞİTİMİ İZMİRDE!

Sevgili Dostlar,Silva mezunu olmak için acele edenlere bir duyurum var. Silva Mezunlarına özel "Silva Üstatlık semineri için 28-29 Mart'ta Ken Coscia İzmir'de olacak.Bu eğitim için Silva mezunu olmak yani 4 tam günlük eğitimi almış bitirmek gerekiyor.Web sitemizde duyurmuştuk,gelecek Silva Metodu eğitimi İzmir için Nisan'da, İstanbul'da ise 7-8 Mart'ta.Bu nedenle Ken'in eğitimine yetişmek isteyenler için istek üzerine İzmir'de yeni bir eğitim açıyoruz.İstanbul ile eşzamanlı olarak İzmir'de 7-8 Mart 1.bölüm verilecek. Ayrıca henüz ikinci bölümü almamış mezunlarımızı da düşündük ve bu yüzden 14-15 Mart'ta 2.bölümü yapıyoruz.Bigi için Pelin hanım'a bugün ulaşabilirsiniz.TEL:0506 671 17 28 Sevgiyle hep  ... Devamı

07 02 2014

SİLVA METODU EĞİTİMİ 1-2 VE 8-9 MART'TA İZMİR'DE

SİLVA METODU EĞİTİMİ 1-2 VE 8-9 MART'TA İZMİR'DE |  görsel 1

SİLVA METODU TEMEL EĞİTİM SERİSİ MART'TA  İZMİR'DE! Dinamik meditasyon, oto-hipnoz, olumlu düşünme ve imgeleme tekniklerinin  zengin bir birleşimi olan Silva Metodu™, bireylerin farklı bir duyarlılığa ve bilince erişmesini sağlayan böylelikle kişinin kendisine, çevresine, işine, kısaca hayata bakış açısını tamamen değiştiren bir metoddur. 110 ülkede eğitimleri verilen Silva Metodunun dünyada 6 milyondan fazla mezunu vardır. Yazar Richard Bach, "Niyetin Gücü" kitabının yazarı Psikolog Wayne Dyer, "Düşünce Gücü ile Tedavi" kitabının yazarı Louise Hay, Kanser hastaları için Silva tekniklerini kullanan Dr.Carl Simonton, Dünyada çok satanlar listesinde yer alan ‘’Martı’’ ve ‘’Rüzgarla Uçmak’’ kitaplarının yazarı Richard Bach ve yine Dünyada çok satanlar listesinde yer alan ‘’Yaratacı İmgeleme’’ kitabının yazarı Shakti Gawain bu mezunlardan sadece birkaçıdır. Şimdi bu eğitimden sizde yararlanabilirsiniz. Silva Temel Eğitim Serisi Semineri,  Silva Yaşam Sistemi 1. Bölüm, Silva Sezgi Sistemi 2. Bölüm olarak dört tam günde tamamlanır. Her iki bölümün arka arkaya alınması önerilir, tarihler uygun olmadığında 2.Bölümü size uygun başka bir tarihte alabilirsiniz. Sertifikasyon:Eğitim sonunda Silva Metodu’nun Merkezi SMCI - Texas Laredo’dan uluslararası geçerliliği olan Silva Metodu Mezuniyet Sertifikası, Silva Kimlik Kartı ve SSS Eğitiminin tüm uygulamalarını kapsayan Eğitim Kitabı verilir. Tarih:     1.bölüm 1-2 Mart Cumartesi - Pazar Silva Yaşam Sistemi                2.bölüm  8-9 Mart Cumartesi - Pazar Silva Sezgi Sistemi Eğitmen   :  Eğitim  Silva Türkiye Direktörü Ayşen Edis’in Süpervizyonluğunda Silva Stajyer Eğitmeni Psikolog Gülgün Sharafat tarafından verilecektir. Yer            :           İzmir Palas Oteli 1.Kordon Alsancak Kayıt için  :        Pelin Balcıoğlu Web         :          www.silvametodu.com E-posta    :          gulgunsharafat@gmail.com Tel            :          0232 464 43 64 Cep          :           0506... Devamı

11 11 2013

İZMİR SİLVA METODU EĞİTİMİGülgün Sharafat Silva Metodu konusunda

İZMİR SİLVA METODU EĞİTİMİGülgün Sharafat Silva Metodu konusunda |  görsel 1

"YAŞAMINIZIN EN BÜYÜK KEŞFİ  ZİHNİNİZİN KAPASİTESİNİ KEŞFETMEKTİR!" SİLVA METODU "Zaman değişiyor ve bu değişim çok hızlı bir şekilde oluyor. Sizler de bunun farkındasınız. Günümüzde kişinin başarılı olabilmesi, yeni şartlara uyum sağlama yeteneğine bağlıdır. Doğada güçlü olan değil, esnekliğe sahip, eskiyi geride bırakarak yeniyi kabul eden organizmalar hayatta kalır.  Çağdaş bilimsel verilere göre, sıradan bir insan zihnini herhangi bir düşünceye 6 -11 saniyeden fazla odaklayamıyor. Harvard Üniversitesi araştırma sonuçlarına göre kişinin hedeflerine ulaşamamasının en önemli nedenlerinden biri bu sayılmaktadır.Çünkü;  - Geçici bir düşünce, programlanamaz. - Sürekli başka düşüncelere kayan bir zihin programlanamaz. - Kısıtlayıcı inançlar nedeniyle engellenen bir düşünce programlanamaz. - Olumsuz düşünceler, kaygılar ve düşük özgüven, düşünceyi iptal ederek programlanamaz hale getirirler.  Zihnimiz bir düşünceyi programlayabilmek için en az 30 saniyeye ihtiyaç duyar. Silva Metodu size bu anlamda yardımcı olur.Silva Metodunda Zihinsel Ekran, Zihin Aynası ve Laboratuvar gibi egzersizlerle, zihnin bir düşünceye odaklanması sağlanır.Tekrar edilen olumlu telkinler, kısıtlayıcı inançların değiştirilmesi için yapılan egzersizler, olumsuz sözcük ve tümcelerin belleğimizden silinmesiyle başarılan zihinsel temizlik, düşünceleri hayata geçirmek için gerekli olan bağlantıların zihin tarafından kolayca yapılmasına ve bu yolda bulunan engellerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Rüya Kontrolü, Üç Parmak ve Bir Bardak Su Tekniği ile Laboratuvar ve Danışmanlar ve daha birçok egzersiz zihnimizin ‘dosyalarını’ açmak ve başarılı olmak için gerekli bilgileri toplamaya yarayan ‘anahtarlar’dır. Söz konusu egzersizler beynin, hayal gücü ve imgelerle işlevsel olduğu Alfa seviyesinde gerçekleşir. Ancak, insanların büyük çoğunluğu (% 95’i) bu seviyede uyuduğu için, Alfa seviyesinde bilinçli kalarak beyinlerinin sağ yarımküresinde işlevsel olamazlar. Bu ... Devamı

13 10 2013

SİLVA METODU EĞİTİMİ KASIM'DA İZMİR'DE!

SİLVA METODU EĞİTİMİ KASIM'DA İZMİR'DE! |  görsel 1
SİLVA METODU EĞİTİMİ KASIM'DA İZMİR'DE! |  görsel 2
SİLVA METODU EĞİTİMİ KASIM'DA İZMİR'DE! |  görsel 3

SİLVA METODU EĞİTİMİ KASIM'DA İZMİR'DE!   Dinamik meditasyon, oto-hipnoz, olumlu düşünme ve imgeleme tekniklerinin zengin bir birleşimi olan Silva Metodu™, bireylerin farklı bir duyarlılığa, bilince ve yaratıcılığa erişmesini sağlayan böylelikle kişinin kendisine, çevresine, işine, kısaca hayata bakış açısını tamamen değiştiren bir tekniktir.Jose Silva tarafından geliştirilen ve 1966 yılından beri eğitimi verilen Silva Metodu Psikoterapi sürecinde kullanılan bir çok tekniğin yaratıcısıdır.180 ülkede eğitimleri verilen Silva Metodunun dünyada 20 milyondan fazla mezunu vardır."Martı" kitabının yazarı Richard Bach, "Niyetin Gücü" kitabının yazarı Psikolog Wayne Dyer, "Düşünce Gücü ile Tedavi" kitabının yazarı Louise Hay, Kanser hastaları için Silva metodunu kullanan Dr.Carl Simonton bu mezunlardan birkaçıdır.Şimdi bu eğitime sizde katılabilirsiniz.       Eğitim Silva Metodu Türkiye Direktörü ve Eğitmeni Ayşen Edis'in supervizyonluğunda, Silva Metodu Stajyer Eğitmeni Psikolog Gülgün Sharafat tarafından verilecektir.   SİLVA YAŞAM SİSTEMİ EĞİTİMİ (1.MODÜL )   Silva Yaşam Sistemi, Zihin  Eğitimi yolculuğunuzun başlangıcıdır. 2 gün boyunca bu eğitimde öğrenecekleriniz : Zihninizin derin seviyelerinde çalışma Sezgileri geliştirme Stresle baş etme İstemediğiniz  alışkanlıklardan kurtulma Kısıtlayıcı inançlarınızı tanıma ve  değiştirme Hızlı öğrenme Kendi iyileştirici gücünüzü devreye geçirme Zihin - Beden  sorunlarıyla baş etme  Problem Çözme  Karar verme   Bu teknikler yaşamınızda sayısız olumlu değişimler yapmanızı, karşınıza çıkan günlük sorunlarla baş etmenizi ... Devamı

16 09 2013

SPİRİTÜEL GELİŞİM ÇALIŞMA GRUBU

SPİRİTÜEL GELİŞİM ÇALIŞMA GRUBU |  görsel 1

~ Bütün biyolojik sistemimimiz, beyin ve dünya aynı frekanslarda çalışır.~ Nikola Tesla Hepimiz biliyoruz ki bizler bu dünyaya bir mucizeden doğduk ama tek sorun şu; neden burada olduğumuzu veya ne zaman gideceğimizi bilmiyoruz ya da ölünce ne olduğunu. Bir gün uyanıp kendinizi şunu sorgularken buldunuz mu; "kimim ben?" , "neden buradayım?". Bu soruların yanıtlarını bilmememize rağmen bu dünyada yaşarken kendimizi tanıdığımızdan, yolumuzu bildiğimizden eminiz.Kendimizi tanımak dediğimiz davranışlarımızı sorgulamak, duygularımızı farkedip dile getirmek mi, korkularımızı tanımak, gerekirse yüzleşmek mi? Yoksa bütün bunlar kendi psikolojimizi tanımak mı ?Nedir Psikoloji? Psikoloji " kelimesini sözlükte ararsanız şöyle bir tanımla karşılaşırsınız ; “İnsanların ve hayvanların davranışlarını ve zihinsel süreçlerini inceleyen bilim, ruhbilim” .Psikoloji kelimesi Latince kökenli Psişe(Psyche) ve Logos sözcüklerinden oluşur. Logos Latince “bilgi / bilim” olarak tanımlanır, “akıl (us) ile kavrama” demektir, Psişe ise “ruh, tin(spiritüel) , nefes” anlamına gelir. Bazı kaynaklar bu tanıma “yaşamın prensibi” tanımlamasını da eklerler. Modern Psikoloji “Psişe” tanımının içinde olan “ruh ve tin” kavramını modern yalnızca “zihinsel süreçler ve işlevler” olarak tanımlamaya ve bunları akıl ile kavramaya, bilmeye (Logos) çalışmıştır. Zihinsel süreçlerin gözlemlenmesinin zorluğu ve bireyden bireye farklılık göstermesi, Psikolojinin bir bilim olarak gözlemlenebilen davranış ve zihinsel süreçleri yarattığı kabul edilen beyin ve onun işlevleri üzerine yoğunlaşması ile sonuçlanmıştır. Yani duygu, düşünce ve davranışlarımızı akıl ile anlamak ve kavramak Psikolo... Devamı

16 09 2013

Dr.Wayne Dyer

Dr.Wayne Dyer |  görsel 1

Cennet bir yer değil, zihnin bir halidir, çünkü ruh heryerde ve herşeydedir.Karşılaştığınız herşeyde ruhun yansımalarını ve açılımlarını görmek istiyorsanız önce bunu bilinçli bir şekilde her zaman farketmeye karar verin.Böylece maddesel yaşamınız ile ruhsal yaşamınızı eşleştirmeye başlayabilirsiniz. ~Dr.Wayne Dyer~ Devamı

16 09 2013

KANATLANARAK BAŞLAR HERŞEY...

KANATLANARAK BAŞLAR HERŞEY... |  görsel 1

Bugün bir resim gördüm.Resimde küçük bir erkek çocuğu küçük bir kız çocuğunu öpüyor ve "seni seviyorum" diyor.Kız çocuğu soruyor, "Büyüklerin sevmesi gibi mi?" "Hayır" diyor çocuk " Gerçekten!" Biz büyükler nasıl seviyoruz "gerçekten"? Nedir "gerçekten " sevmek? Başkasını kendinden çok düşünmek midir? Sahiden bir başkasını kendinden çok düşünebilir mi insan?  "Hep başkalarını düşünüyorsun, kendini değil!" Bunu söylediğiniz ne kadar çok insan vardır çevrenizde kimbilir?Belki de birileri size söylüyordur sık sık, "biraz kendini düşünsen artık ..." diye. Başkalarını kendinden çok düşünmenin iyilikten, sevgiden geldiğini, bencillikten uzak bir davranış olduğuna inanıp gizli gizli gururlanırız bundan. Siz birine söylediğinizde iltifat gibi olur, "sen ne iyi birisin, ne kadar sevgi dolusun, hep başkalarını düşünürsün!" Kendi mutsuzluğumuzu birilerine anlatırken "neden mutlu değilim biliyormusun, onlar ( bu noktada siz istediğiniz özneyi koyun; annem , babam, eşim, çocuklarım, ailem, bu toplum veya bu düzen ) iyi olmadan, ben iyi olamam ki, elimde değil." deriz. Kim kızabilir ki böyle bir yüce gönüllülüğe , kendini umursamayan, bencillikten uzak bir sevgiye ?Kim böyle bir sevgiyi "sahici " bulmaz? Sahiden sevdiğimizden mi bu, yoksa bağımsızlaşamadığımızın, özgür olamadığımızın ifadesi mi? Gücümüzü başkalarından aldığımızın kılıfı mı? Biz şunu demiyor muyuz aslında, "benim mutluluğum senin yapabildiklerine bağlı!" "Kişisel Özgürlüğün Psikolojisi " isiml... Devamı

16 09 2013

GERÇEĞİ YARATMAK...

GERÇEĞİ YARATMAK... |  görsel 1

Kendi gerçekliğimizi yarattığımız bu dünyada iki varoluşumuz var, çocukluğumuzun duyguları ile yarattığımız "içsel ben" ki o yüreğinizde oluşur, ve birde "dışardakilere" gösterdiğimiz "ben ", ki o aklınızda oluşur! Çocukluk duyguları kalıpları, kalıplar algıları, algılar, düşündüklerimizi, düşündüklerimiz "gerçeklik illüzyonumuzu " yani senaryomuzu, yani dünyamızı yaratır. İçsel algımızı belirli kalıplarda tutarak çocukluk yıllarında oluşan duygularımızın yarattığı "gerçeklik illüzyonumuzu" sürdürüyoruz.  Ortalama bir insan beyni günde 40 milyar bit veri alıyor eğer bunları düşünce olarak işlemleyebilseydik günde 40.000 düşünce düşünmemiz gerekirdi, oysa bizler dünyayı kalıplarımıza göre filtreleyip bir günde ortalama yalnızca 2000 düşünce üretiyoruz ve bu düşüncelerden yola çıkarak "kim olduğumuzu, başkalarının kim olduğunu, neyi neden yaptığımızı, onların neden yaptığını, aslında nasıl olması gerektiğini bildiğimizi düşünüyoruz. Ve günler ve geceler boyunca bunları düşünüyoruz...düşünüyoruz... acıyla, öfkeyle, çaresizlikle, nefretle, umutsuzlukla. Varolan dünyamızı değiştirmek için önce her gün kafamızın içinde dolaşıp duran 2000 düşünceden daha fazlasını ya da daha iyisini yaratmak gerekiyor ! Daha fazlasını veya daha iyisini yaratmak için aklımıza değil önce yüreğimize bakmakta yarar var. Bu dünya da filtrelerinize göre " gerçekçi" bulmayıp reddettiğiniz, beğenmediğiniz ya da asla değişmeyeceğini düşündüğünüz şeyler varsa bunları bir kere daha düşünmeden önce yüre... Devamı

16 09 2013

KALIPLARDAN KURTULMANIN YOLLARI

KALIPLARDAN KURTULMANIN YOLLARI |  görsel 1

~ Kurtulmaya çalıştığınız bir kalıp, düşünce veya duygu seçin, belirli bir süre boyunca ikna olana kadar hergün, her aklınıza geldiğinde kasıtlı ve bilinçli bir şekilde bundan kurtulmayı başardığınızı ve yerine arzu ettiğiniz başka birşeyi koyduğunuzu hayal edin, zihninizde tüm ayrıntıları ile canlandırın.Hatta resmini yapın ya da bir kolaj çalışması, beğendiğiniz şeyleri kesip yapıştırın. ~ Bunu yapmak için kendinize özel bir zaman ayırın, 15 -20 dakika bile olur, bu süre boyunca ister dua edin, ister meditasyon yapın, ister imgeleme yapın. ~ Size heyecan veren, umut veren , kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan şeyleri hatırlatan eşya, obje,resim, kitap v.b seçin.Evinizin bir köşesini bu minik hazineniz ile düzenleyin.Arasıra bir göz atın, birşeyler ekleyin çıkarın,  ~ Başardığınız, değiştirdiğiniz şeyleri gösteren minik sembolleri, eşya, obje v.s bu köşeye ekleyin.Çılgın renkler, şekiller, dikkatinizi çeken şeyler olsun. ~ Sizi negatif etkilediğini düşündüğünüz insanlardan, olaylardan ve ortamlardan uzak durun.Sorumluluğunuz önce kendinizedir. ~ Yeni bakış açınıza yakın bulduğunuz insanlarla daha yakın olun veya bir gruba, bir topluluğa katılın.Yeni bilgiler öğrenmek için, okuyun, araştırın. ~ Hergün kendinizi iyi hissetmenizi, birşeyleri değiştirdiğinizi anlamanızı sağlayacak birşey yapmayı alışkanlık haline getirin, örneğin kendinize bir minik hediye almak, yemediğiniz bir yemeği denemek, yürümediğiniz bir yoldan otobüsten yarı yolda inip yürümek gibi. ~ Hergün aynaya bakıp, kendinize "seni seviyorum, burada olman önemli , bunu hep hatırla, senin burada olman bir mucize" deyin.Buna inanıp inanmamanız önemli değil yeter ki hergün söyleyin. ~ Aklınıza gelen büt&... Devamı

17 09 2013

İNTEGRAL PSİKOLOJİDE TERAPİST VE DANIŞAN İLİŞKİSİ

İNTEGRAL PSİKOLOJİDE TERAPİST VE DANIŞAN İLİŞKİSİ |  görsel 1

"Viewing the client as an expression of the Divine, as an embodiment of the divine spirit, allows us to open our heart in compassion and love. As the psychic center becomes more awake inside, there is a spontaneous, unconditional love for all beings, for nature, and for the unity of all existence. The more deeply we go into ourselves, the more this love emerges. To speak of loving our clients raises professional eyebrows in suspicion. Yet if we cannot love our clients, then why become a psychotherapist? This love can be experienced on an inner level and need not be expressed outwardly or verbally, yet this is the most powerful force for healing that any therapist can offer. And when a therapist can open up to this energy, psychotherapy can then become a path of devotion and love that opens the heart of the client as well as the therapist. " Integral Psychology Yoga, Growth, and Opening the Heart California Institute of Integral Studies  Brant Cortright Ph.D (Clinical Psychologist)   "Danışanı, ilahi olanın bir ifadesi, tanrısal özün somutlaşmış bir hâli olarak görme, kalbimizi şefkat ve sevgiye açmamızı sağlar.İçimizdeki ruhsallık merkezi uyandıkça, doğaya , varolan herşeyin ve herkesin bir olmasıyla kendiliğinden gelen koşulsuz sevgi vardır.Kendi içimizde derinlere doğru gittikçe bu sevgi gitgide daha çok ortaya çıkar.Psikoterapist olarak danışanlarımızı sevmekten bahsetmek birçok uzmanın kaşlarını kaldıran bir şüpheye yol açar.Ama zaten danışanlarımızı sevmeyeceksek neden Psikoterapist olalım ki? Bu sevgi içsel bir seviyede deneyimlenebilir, illa karşı tarafa sözel bir şekilde ifade edilmesi gerekmez ama yine de bu sevgi herhangi bir Terapist'in sunabileceği en güçlü iyileştirmedir.Ve bir terapist kendini bu enerjiye açabildiğinde Psikoterapi danışan için olduğu kadar Terapist i&cce... Devamı

16 09 2013

AKADEMİK BAŞARI VE DUYGUSAL ZEKA

AKADEMİK BAŞARI VE DUYGUSAL ZEKA |  görsel 1

Bugün okullar açılıyor, derslere, düzene, çalışmaya, kurallara kısaca akademik başarıya odaklanacağımız bir yıl daha.Bu nedenle bugün çocuğunuzun akademik performansına ilişkin farklı bir bakış açısını paylaşmak istedim. Yıllarca akademik başarı ve duygusal zeka arasında bir ilişki olup olmadığı pek araştırılmamıştı. Oysa son yıllarda yapılan araştırmalar akademik başarı ve "Duygusal Zeka" olarak kabul edilen sosyal ve duygusal beceriler arasında çok güçlü bir bağlantıyı göstermektedir.Yani duygularını anlamakta ve ifade etmekte, sosyal farkındalık becerileri geliştirmekte zorlanan çocukların öğrenmesi kitlenmektedir.Ayrıca yıllarca uyguladığımız şimdilerde yavaş yavaş vazgeçmeye ikna olduğumuz eğitim sisteminin yapı taşları olan, otoriter, kuralcı, sorgulayıcı, eleştirel yaklaşımlar öğrencide stres yaratmakta ve stres altında öğrenme ve yaratıcı düşünme ketlenmektedir.Buna rağmen ne yazıkki birçoğumuz hala, tehdit, şantaj ve cezanın yani korku yaratmanın iyi bir motivasyon oluşturduğuna inanıyoruz. Yapılan yeni araştırmalara göre; öncelikle anaokulu ve ilköğretim seviyesinde, daha sonra lise seviyesinde zihin -beden teknikleri, nefes teknikleri, yaratıcı drama, beynin işleyişini tanıma, duyguları tanıma ve ifade etme ve sosyal farkındalık becerileri için "grup içi eğitim" alan çocukların duygusal zekaları ve akademik becerileri arasında doğru orantıda bir artış görülmektedir. Ne yazık ki bizim eğitim sistemimiz içinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından zorunlu kılınan böylesi uygulamalar yoktur.Bazı öngörülü eğitim kurumları ve eğitimciler kendi çabaları ile bunu yapmaktadır ama "Duygu Durum Yönetme Becerileri Geliştirme" eğitimleri birçok ebeveyn ve öğrenci için okuldan, derslerden fırsat bulup katıla... Devamı

26 08 2013

ÇOCUĞUNUZ SAĞ VE SOL BEYNİNİ DENGELİ KULLANIYOR MU? YA SİZ?

Çocuklarda veya yetişkinlerde SOL veya SAĞ beyin hemisferlerinin dengelenme veya bütünlenmesi sırasında ortaya çıkabilecek bazı işlev eksiklikleri; Erteleme Yabancılardan aşırı utanma, çekinme Yavaş tepki(sanki duymuyormuş gibi davranma) Ödev yapmayı sevmeme, çabuk yorulma bıkma Rutin işleri yapmakta zorlanma Çoklu yönerge almakta zorlanma Duygularına çok odaklanma, Alınganlık, kırılganlık, duygusal patlamalar Çabuk yargıya varma İlişkilerde kendilik algısından dolayı duygusal olarak zorlanma Kokudan rahatsız olma Sürekli analiz etme (ne, neden, nasıl, niçin v.b) Verilen yönergeleri yerine getirebilme ama başkalarını modellemede zorluk Belli davranışlarda takılıp kalma Riskli davranışları seçme/dürtüsellik/hareketlilik Soğuk,uzak, ilgisiz, umursamaz ya da dalgın görünme Sosyal ilişki zorluğu Organize olmada güçlük, (dağınıklık) Sorun odaklı bakış açısı Sosyalleşme sürecinde sorunlar, Yaşına göre çocuksu olma, Çok konuşma, tekrarlayan sorular sorma Anksiyete, Obsesyon, Negativizm, Depresyon HANGİSİ HANGİ HEMİSFERE AİT BİR SORUNDUR? NEDEN OLUR? NASIL ENGELLENİR VEYA NASIL DEĞİŞTİRİLİR? BU SORULARIN YANITLARINI MERAK EDİYORSANIZ BEYİN AKTİVİTE MERKEZİMİZİ ZİYARET EDİN. ... Devamı

26 08 2013

NEDEN BEYİN AKTİVİTE MERKEZİ

NEDEN BEYİN AKTİVİTE MERKEZİ |  görsel 1

“Beyin” yaşam boyu gereksinim duyduğumuz hareket algılama, konuşma, odaklanma, kavrama, ezberleme, okuma, yazma gibi bütün beceriler sırasında öğrenmenin bütün süreçlerini ve biçimini belirleyen en önemli organdır. Beden ve organlar aracılığı ile dışarıdan gelen verileri işlemler ve yorumlar. Öğrenmenin biçimini, kalitesini ve kazanımlarını beyin ve onun işleyiş biçimi belirler. Geçmişte bilinenin aksine zamanımızın bilimi sayesinde bugün “Beynin Plastitesi”nden bahsedebiliyoruz. Günümüzde beynin yeni deneyimler sayesinde yeni bağlantılar (nöral ağlar) oluşturarak hemen her yaşta esnek bir plastik gibi kendini sürekli yenileyebildiği, yapılandırabildiği ve değiştirebildiği artık biliniyor. 1969 yılında Amerikalı bir nörolog olan Dr. Paul Bach-y-Rita’nın çalışmaları beyin plastitesi için ilk örneklerden kabul edilir.Dr.Norman Doidge “Kendi Kendini Değiştiren Beyin” (“The Brain That Changes Itself) kitabında Dr. Paul Bach-y-Rita’nın babasının öyküsünü anlatır. Dr. Paul’un babası Pedro 1958 yılında felç geçirir, beyninin zarar gören bölgeleri nedeni ile bedeninin bir tarafına felç iner ve konuşma dahil bir çok işlevi yerine getiremez, doktorları iyileşmesinin imkansız olduğunu söylerler.Dr.Paul’un kardeşi George’ da doktordur, uzmanlık alanı Psikiyatri olan Dr. George babasına uyguladığı tekniklerle onu normal bir hayat sürecek duruma getirir.Babaları öldüğünde Dr.Mary Jane Aguilar tarafından yapılan otopsi ilginç bir gerçeği ortaya çıkarır.Pedro Bach-y-Rita’’nın zarar gören beyin sapı bölgesi kendini yenilememiştir.Beyin zarar gören bir bölgeyi onarmak yerine aynı işlevi yeniden yapılanarak sürdürmeyi başarmıştır.Bu so... Devamı

26 08 2013

GÜNAYDIN

GÜNAYDIN |  görsel 1

GÖZÜNÜZÜ AÇTIĞINIZ HERGÜN KALBİNİZİDE AÇARSANIZ GÜNAYDIN OLUR :) Devamı

26 08 2013

ÇOCUKLAR İÇİN İMGELEME TEKNİKLERİ

ÇOCUKLAR İÇİN İMGELEME TEKNİKLERİ |  görsel 1

ÇOCUKLARDA İMGELEME TEKNİKLERİ KULLANARAK OLUMSUZ DUYGULARLA BAŞETME  (Bu teknikler her yaş çocuk için uygundur)   GÜVENLİ YER; “Şimdi kendini çok güvende hissedeceğin bir yer hayal etmeni istiyorum.Bu öyle bir yer olsun ki, orada kimse seni üzemez, korkutamaz, orada hiçbirşey sana zarar veremez! Bu yer gerçek ya da hayali olabilir. Annenin kucağı, odanda yatağın ya da senin yarattığın bir yer, oraya istediğin herşeyi ekleyebilirsin, kendini güvende hissetmeni sağlayacak herşey olsun ; oyuncaklar, sihirli silahlar, araçlar ya da kendini yanında güvende hissettiğin insanlar, hatta sihirli kahramanlar!” (Bu noktada  hayal etmesine yardımcı olmak ve odaklanmasını sağlamak için çocuğu sorularla yönlendirin; “Nasıl bir yer? Etrafta neler var?Orada olmak nasıl bir duygu,kendini nasıl hissettiğine bir bak...”gibi.Şimdi bu yeri sana her zaman hatırlatacak bir sözcük seç, bu senin şifren olsun, ne zaman güvende hissetmeye ihtiyacın olursa o sihirli şifreni söylemen yeterli olacak.”(Tekrar tekrar içinden söylesin.)Güvenli yerin ayrıntılı resmini çizip başucuna asabilir.Ona orayı hatırlatan minik  bir objeyi( renkli bir taş, kolye ya da minik bir oyuncak gibi )yanında taşımasını önerebilirsiniz.(Bu teknik,herhangi bir travmaya maruz kalmış, incinmiş, kırılmış, korkmuş çocuklar için herzaman en önce kullanılacak oldukça etkili ve iyileştirici tekniklerden birisidir.)  SANDIK; “Zihninde (veya aklında, sözcükleri çocuğun anlayabileceği şekilde değiştirin.)bir sandık hayal et, bu senin sihirli sandığın, istediğin herhangi bir malzemeden yapılmış olabilir, ağaç, kırılmaz cam ya da çelik ,senden biraz uzakta önünde duruyor, şimdi onun yanına  git, üzerinde bir ört&... Devamı